Avrupa’nın gözünde “çar ve sultan”

Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşması Batı Bloku’nu neden bu kadar kızdırdı? Türkiye’nin NATO’dan çıkıp, Rusya ile yeni bir ittifak kuracağından endişe ettiklerinden mi? Yoksa İran Rusya eksenli bölgesel bir ittifak kurarak askeri ekonomik bir pakt mı hayal ediyor Türkiye? Yahut alternatif olarak Şanghay İşbirliği’ne katılıp eksen mi değiştirecek? St.Petersbug’ta bunların hiç birinin gündeme gelmediğini, Türkiye’nin Batı’ya kepenk indirmeye niyetli olmadığını Avrupalılar gayet iyi biliyor.. Batılıların son gelişmelerden dolayı, Türkiye’nin böyle bir niyetinden kuşkulandıkları için sert, suçlayıcı tepki gösterdikleri de söylenemez.

Uluslararası ilişkilerde real politik faktörlerin belirleyici ağırlığının olduğu bir gerçekse bir o kadar önemli gerçek de tarihsel tecrübedir. Zaten siyaset, diplomasi, uluslararası ilişkiler gibi alanlarda anlamlı bir perspektif geliştirebilmek, yorumlayabilmek için tarih bilgisi ve buna dayalı analiz gereklidir.
DEVAMI>>>…

Posted under Dünya

Yazanemreakif on August 15, 2016

Tags: , , ,

Srebrenitsa yahut ölüm dikkati

Ölüm dikkati hayata dinamizm katar. Hayata anlam katan en önemli işaret taşlarıdır her bir ölüm. İslam toplumlarında ölüm hayatın içindedir. Hayatla barışık ölüm duygusu, yaşanmışlıkların anlamını yerli yerine oturtur.

Mezarlıkların şehirlerde olması hayata küsmenin değil hayata anlam katan fanilik duygusunun ebedi olana işaret ederken insanı dünyataparlıktan uzaklaştırır. Hayatın olanca çelişkilerine, yaşanan travmalarına, elemlerine karşın yaşama sevincine anlam katar.
DEVAMI>>>…

Posted under Dünya

Yazanemreakif on July 12, 2016

Tags: ,

Filistinlilere ‘apartheid rejimi’

Filistin’in geleceğini anlamanın yolu meselesi Filistin’in geçmişini iyi tanımlamaktan geçiyor.

Bu konuda Filistinlilerin, Filistin adına temsil makamında bulunan örgütlerin ve de Arap devletlerinin bakışları zamanla değişti. İsrail’in İngiliz işgalinin sona ermesinin ardından Filistin toprakları üzerinde bir devlet ilan etmesi sorununun sebebidir. Siyonistlerin Filistin topraklarını gasp ederek devlet ilan edilmesi, Filistinlilerin kendi yurtlarından kovularak mülteci duruma düşmeleri sadece sınırlı bir toprak kavgasından öte anlamları var. Yabancı bir unsur olarak bölgenin kalbine saplanan İsrail’in ortaya çıkması geleneksel dengeleri alt üst etti. Üstelik siyonizmin ideolojisi gereği sınırlarının nerde başlayıp nerde biteceği belli olmayan ve modern ulus devlet tanımına da uymayan bir yapı olarak ortaya çıktı. 1967 Savaşı ile tüm Filistin’in işgal edilmesi, Kudüs’ün düşmesi bölgede gerçek anlamda travma oluşturdu. Kudüs’ün işgali ile Arap-Yahudi anlaşmazlığından çıkmış İsrail sorunu, tüm İslam alemini ve de Hıristiyan dünyanın doğrudan ilgi alanına girmiştir.
DEVAMI>>>…

Posted under Dünya

Yazanemreakif on July 7, 2016

Tags: ,

Hamaset ve feraset arasında

Filistin bir kez daha iç politika konusu haline gelince meselenin aslı unutulmaya başlandı. İç politikada alınan mevzilere göre Filistin, Gazze gibi isimlerin havada uçuşmasına karşın bizzat Filistin gerçeği unutuluyor, hatta harcanıyor. Filistin meselesini Gazze’ye indirgeyen hamasete yıllardır karşı çıkmamıza rağmen iç politik kaygılar bu yanlışı yeniden canlandırdı.

Eğer Türkiye’de şu anda yapılan tartışmalar, ortaya çıkan kamplaşmalar gerçek anlamda Filistin’e yardımcı olmaya yönelik olsaydı hem içerik hem de üslup çok farklı olacaktı… Hemen her alanda olduğu gibi bu mesele de bilgiden, fikri takipten uzak herşeyin uzmanı analizcilere emanet edildiği için aslında neler olup bittiğine dair çok az sağlıklı haber-analiz ortaya çıkıyor… Korkarım Filistin duyarlılığı, hamaset, siyasi hesap ve siyasi nefrete dayalı muhalefet arasında heba edilen bir metaya dönüşecek.
DEVAMI>>>…

Posted under Dünya, Düşünce

Yazanemreakif on July 5, 2016

Tags: ,

İsrail neden anlaştı?

İsrail’le altı yıldır süren anlaşmazlık iki tarafın başbakanlarının aynı anda yaptığı açıklamalarla sona erdirildi. Varılan uzlaşma maddelerine bakıldığında özellikle Türkiye’nin başlangıç noktasına döndüğü görülüyor. İsrail’le gerilen ilişkilerin somut etkilerine bakıldığında abartılı hamaset söylemi ve tabanda yükseltilen büyük beklentiler karşısında bazıları hayal kırıklığı yaşamış olabilir.. Gerçekte ise tarafların pozisyonuna bakıldığında özellikle Filistinliler açısından çok fazla bir değişimin olmadığı aşikar.

Ankara’nın dış politikada izlediği seyri takip edenler büyük sözlerin, hamasetin gölgesinde kalan realitede değişen çok şeyin olmadığını görür. Zaten sorun da yükseltilen beklentilerle bunu pratiğe geçirecek kapasite arasındaki büyük çelişkiden kaynaklanıyor.
DEVAMI>>>…

Posted under Dünya

Yazanemreakif on June 28, 2016

Tags: , ,

AB hayalinden önceki ilk çıkış

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden neden ayrıldığı sorusu, neden geç girdiği anlaşılmadan cevaplanamaz. Avrupa ülkelerinin birlik yolunda yürüyüşlerini siyasal ve ekonomik gerekçeleri olduğu kadar tarihsel şartlar da belirleyicidir. Tıpkı “Avrupa Birliği fikri nerden doğdu” sorusunun “Avrupa nedir” sorusundan bağımsız olmadığı gibi.

Avrupa Birliği projesinin ardında yatan tarihi ve düşünsel faktörler göz ardı edilerek aktüel gelişmeleri açıklamak mümkün olabilir ancak anlamlandırılamaz. AB’yi tetikleyen gelişmelerin İkinci Dünya Savaşı sonrası güvenlik, Faşizm gibi kaygılar olduğu doğrudur. Ancak Faşist Almanya’nın tüm Avrupa’yı işgal yoluyla birleştirme fikrinin tarihsel temelleri de göz ardı edilemez.
DEVAMI>>>…

Posted under Dünya

Yazanemreakif on June 25, 2016

Tags: ,

Kudüs haritasının anlamı

Söz konusu Kudüs ve Mescid-i Aksa olunca İsrail’den gelen her hamleyi dikkatle izlemek zorundayız. Mesela işgal yönetiminin bastığı yeni Kudüs haritasında Müslümanlara ve Hristiyanlara ait dini ve tarihi mekanların silinmesinin anlamı üzerinde düşünmek gibi.

Sadece Müslümanlar değil Hristiyanlar da kadim şehrin dokusunu bozmaya yönelik stratejik müdahaleleri dikkatle izlemek zorundalar. Zira, Kudüs’ün geleceği, statüsü, ona yönelik her müdahale Müslümanları olduğu kadar Hristiyan dünyasını da ilgilendirmektedir.
DEVAMI>>>…

Posted under Dünya

Yazanemreakif on June 14, 2016

Tags: ,

Ali’nin sadece bedeni gömülmedi!

Muhammed Ali’nin ölümü tüm dünyada konuşulmaya devam ediyor. Hayatı, mücadelesi, verdiği mesajlar üzerinden her kesimden insanı buluşturan bir popüler ikon haline geldi. Şaşılacak bir şekilde Amerika’dan Avrupa’ya tüm medya aygıtları Ali’ye adeta güzelleme yarışına girmiş görünüyor.

Genel çerçevede medyada Ali’nin Müslüman kimliği ve bu kimlikle verdiği özgürlük mücadelesi Amerikan özgürlük paradigması içinde yorumlanıyor. Ayrımcılığa, Vietnam Savaşı’na itirazına hatta isminin Müslüman bir isim olmasına bile Müslümanlığının bir etkisi olmadığına inandırmak isteyenler de var. Evet Ali’nin yıldızının parladığı dönemler Amerika’daki ayrımcılığa, ötekileştirmeye, baskılara karşı yükselen bir dalganın olduğu doğru. Ne var ki Ali’nin mücadelesini diğerlerinden ayıran temel faktörlerden biri de herhangi bir dini değil Müslümanlığı seçmiş olmasıdır. Zira Muhammed Ali’nin düşüncelerini, eylemini yakından bilenler onun yanıbaşında duran Malcolm X‘i yani Malik el-Şahbaz’ı görürler. Amerikan siyah hareketinin diğer liderlerinden Malcolm X’i ayıran temel faktör de Müslümanlığı idi kuşkusuz. Radikal söylemleri bir yana Müslümanca bir bakışa sahip olduğu dönemde karanlık ellerin hedefi olması manidardır. DEVAMI>>>…

Posted under Dünya, Düşünce

Yazanemreakif on June 11, 2016

Tags: , ,

‘Alman vekiller’ kimi temsil ediyor

Almanya’nın Türkiye aleyhine aldığı kararda en çok dikkati çeken husus şüphesiz Türk kökenli milletvekillerinin tavrıydı. Parlamentodaki oylamada Türk kökenlilerin tercihleri bir tür “vatana ihanet” tarzında değerlendirildi. Teorik olarak bakıldığında hepsi Alman vatandaşı ve Alman anayasası üzerine yemin ederek görev yapan parlamenterlerden söz ediyoruz. Nitekim bunu teyit eder şekilde Almanya’nın Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz, Türkiye’nin değil, Almanya’nın ve Almanya’da yaşayan Türklerin vekili olduğu açıklaması geldi.

Türkiye’nin resmi olarak Alman milletvekili olan birinden kendi politikaları doğrultusunda hareket etmesini bekleme hakkı var mıdır? Yahut Alman milletvekili olsalar da etnik, dini, kültürel aidiyeti gereği Türkiye ile benzer tavırlar alması mümkün mü? Yahut Almanların kökenlerinden dolayı bu milletvekillerini Türkiye’nin bir temsilcisi gibi kuşkulu yaklaşmaları doğru mudur?
DEVAMI>>>…

Posted under Dünya, Düşünce

Yazanemreakif on June 9, 2016

Tags: , ,

Ramazan hilâli Kudüs’ten doğar

Bazı acılar vardır, sürekli hatırlanması gerekir. Acıya sebep her ne ise ortadan kalkıncaya kadar hatırlamak gerek. Acıya da alışır insan… Bazı acılara alışmak ruhu alçaltır, kişiliği perişan eder. Alışmamak, direnmek, hatırlamak bazı acıların tek panzehridir.

Oruç her yıl kapımızı çaldığında arınmaya çağırır, anmaya davet eder.

Varlıktan vazgeçmeyi öğretir, yoksulları hatırlamamızı ister. Ve bir yandan yoksunluklarımızı bilincimizde taze tutmayı öğütler.

Kudüs her an anmayı gerektiren bir acı…
DEVAMI>>>…

Posted under Dünya, Düşünce

Yazanemreakif on June 7, 2016

Tags: , ,